Temmuz, 2008 için Arşiv

h1

değişen ve dönüşen gençlik üzerine düşünceler

Temmuz 25, 2008

Boşalıyor gençlik

gerilimlerle büyüyen bir Türkiye’nin hali bu

bir yandan gelenek,bir yandan modernitenin dayatmaları

iki ara bir derede kalmış

gergin bir gençlik rahatlıyor

ülke genci olarak ortada duruyoruz

iki gerilimin arasında büyüdük

Bir zamanlar ideolojik bir gençlik vardı bu ülkede

bu bitti.Sev genç geldi,romantik bir gençlik geldi

bu da bitti.Şimdilerde fantezi gençliği var

bu da bitiyor:şimdi gençler bir hiçe inanıyor

ama bu da geçecek

bundan sonra herkes bilinçli olarak kendi hayat görüşünü oluşturacak

bu açıdan ben iyimser bakıyorum

geçiş nesli, işleri çok zor,geçiş sürecindeki bunalımı yaşıyor

ne yapsalar ellerinde kalıyor, kendi hamurlarıyla oynaşıyorlar

hiç bir şey yok

değerleri sıfırladılar,nötürleştiler

ama bundan sonrası iyi olacak diye düşünüyorum

batı ne yaptı,kiliseyi dışladı,tanrıyı rafa kaldırdı

sex devrimi yaptı.Ne oldu ?

bir müddet tarihin getirdiğin gerilim boşaldı

ve nihilist bir yapı seyretti.Şimdilerde ise

değerlere, dini referanslara dönüyorlar.

Bizde de bu olacak kısmen

işte bu güzel diyorum ben

eskisi gibi saçma tarafgirlik yok

gençler kullanılmış,birbirlerini öldürmüşler

geçiş olacaktır,yani çok görünene bakmamak lazım

insan kolay yetişmiyor,önemli olan

sosyal sorumluluklarımıza sahip çıkmak.

“bir bardak su bile boşa gitmiyor”

küçümsememek lazım yaptıklarımızı

bir şeyler yapmaya gayret etmek gerekiyor kendi adımıza ve insanlık adına

mecelle de bir kural vardır:

“bir şeyin tamamı elde edilmezsse tamamı terkedilmez”

ama türk insanı yanlış bir mantık güdüyor

“ya hep ya hiç”

Bu mantık çok sakat,yaşamsal alanı/katılımı felç ediyor

h1

SÖYLENEN SÖZLER

Temmuz 24, 2008

 1.

Aşka ve

Özlem’e

Saygılar sunarım….

 

Sıcak çaydan

Çıkan duman

 

Müthiş bir Gece Hocam

Meclisimizin Adı Muhabbet

  

Bana bildiğim ‘yolu’

Gösterdin başka hiçbir şey değil

 

Çok akıllısın

Pis ukala

 

Seni Kendine

Çağırdım

 

Ritmi

Tutmak

 

Yeşeren

Filizler

 

Saygıyı

Yitirmemek

 

Sen

Duyarlılıksın

 

Benim reflekslerimi kullanıyorsun ha

Yansımamı yaptı

 

Vur

Karanlıklara vur kendini

Korkma

Gecelere vur kendini

 

Etme bulma dünyası yanılıyor insan

ama etmemeli isyan          

 

Kurban bayramımız kurbiyete vesile olsun inşallah.

’Hayy’ olan himmetiyle hayattayız.

Şükür, hamdolsun

inşallah bir gün karşılıklı

hayatta olmak dileğiyle.

 

 

 

 

h1

SÜBJEKTİF;ENFÜSİ

Temmuz 24, 2008

 

 

İnimdeyim/enimdeyim/önümdeyim

Yıllar  oldu memleketi yaşamaktayım

 

Maçı kendimle yapıyorum/

hem kaleciyim hem oyuncu

 

Kendi çukurumu kazmalıyım gibime geliyor

Senelerce gardını almış bir şahin gibi yaşadım

Katmanlara ayrılmış bir dağ gibi

Kendinden gayri menkul

Bana nufüz ediyor algılar

Dikkatim gözlerimde odaklanıyor

Tarihim,psikolojim,felsefem bana vuruyor

Nerdeyim

                                  

Duvarlarımı örmeliyim

Kendimin göğünde duran bir bina gibiyim.

Bakışım tarih,süzüyorum şimdiyi,ötesi ahiret

 

Reel, politik ve duygusal bir adam

 

Ben it miyim

Dişlerimi göstereyim

Dünya bir hipodrom değil

Ben de At değilim yarışayım

İt değilim dalaşayım

 

Evet!

Çıplağım,

Vasıfsızım

Kabul etmiyorum ,

Önemsemiyorum elbiselerinizi

Evet!

İnsanım

 

Senin giydirdiğin ‘Elbise’ olmasaydı

Şu çıplak benliğime/bedenime

Nasıl dayanırdım

Bu kızgın soğuklara

Hangi mantıkla izah edebilirdim saçmalıkları

 

Bir İnsan ile daha ‘Açılıyorum’ galiba

 

Kimmiş bana hükmeden

Beni şekillendiren

Beni yaratandan başka

 

Eşekler gibi anıran insanlar gördüm

Ben eşek değilim anırayım

Evet! ben insanım

 

Evet!

Buradayım

Yaşıyorum

h1

ÖNERMELER

Temmuz 24, 2008
 

 Yiyiyorum, içiyorum düzüşüyorum

 öyleyse ben bir hayvanım

 

Aklım;gördüklerim

Görüyorum ;öyleyse düşünüyorum

 

Çalışıyorum

öyleyse varım

 

Yazıyorum

öyleyse varım

 

Yaşıyorum

öyleyse varım


Ben hiçbir şeyim

öyleyse her şey saçma” 

 

Hep değilim

Öyleyse hiçim

 

Aslında sen yoksun/

var gibisin

 

Sen neysin?

Senin olmadığınım

 

Ben iyi ‘olursam’

Onlar da ‘Olacaklar’

h1

ESİNTİLER

Temmuz 22, 2008

 2.

 

           SEN VE BEN

 

         Yıllar mı eskitecek seni ,beni.

         Zamanı ve Mekanı geç

         Seninim hala ben

   

             ARZ

       

        Adımlıyor Arzı

        Kucaklıyor Arzı

        Göğsüne yatırıyor Arzı

 

         COĞFARYA

       

        Hiçbir günahım olmasın

        Bana yetecek günah olarak

        Mazlum coğrafyam

 

         TAŞ

         

       Duyarsızlaşa duyarsızlaşa

       Taş oldun be insan

 

         ZAMAN

 

       Almış başını yürüyor zaman

       Başından da duman  

 

         TER

       

       Avucumdaki terim

       Siler mi kalbimin pasını

        

            PROJEKTÖR

 

       Bir projektör gibi

       Tarar tarihini

 

           VURGUN

 

       Şafağa vurgun

       Gözyaşların

 

                   “O”

       

       Vucutdaki Temiz ve sıcak

       Kan gibiydi

       Bütün damarlara akıyordu

 

           AÇIK

 

        Tetikte eller

        Açık mı açık

 

         

          GÜZEL

   

     Adı konulmamış güzel

     Ne de güzel

 

 

           UMUT

        

      Umut yorulmuş

      Yoruldukça güzelleşsin umut

 

 

 

h1

ESİNTİLER

Temmuz 22, 2008

1.

ŞAFAK

 

Tarih şafağı sökerken

Tut şafağı insan

Ellerinle tut

 

ONUR

 

Taşınır yeryüzüne

Bir müminin

Omuzunda

 

 

 

TARİH

 

 Koca bir Tarihi yatırıyorum

 kalbime esefle

 

TUTANAK

 

Tutanaklarımız yoktu

Ellerin nerede?

Bir yaz sıcağında arıyorum ellerini

 

UR

 

Kalbimdeki ur.

 

PUT

 

Put açıldı

İnsan puta saçıldı

 

ADI

 

İhanetin adını kim koyacak?

Ben mi koyuyorum öyleyse:ZULÜM

 Bana, Sana,Ona

 Bize,Size,Onlara

 

SAKLI

 

Saklarım sevgileri içime

Hep benimle kalsın onlar diye

 

ŞARKI

 

Hep bir şarkıyı mı söyler dudaklarım

Hep söylenecek olan bir şarkı bu.

 

UMUD

 

Umud yazılabilecek mi

Siz ya-za-cak-sınız

 

 

 

h1

-YOL GÖSTEREN BİR USTA VE SÜREN YÜRÜYÜŞ-

Temmuz 22, 2008

   

                                                ‘usta’ sana

Gel artık,bitsin bu hasret usta

Kavuşalım birbirmize sevdamızla

Ayrılıklara,ayrımlara meydan oku gel

Gel ve sahiplen, kuşat bizi usta

Düş önümüze çağır bizi

Seninle gelmeye hazırız bil

Gel ve göster usta

Ana yolun ara yollarını

Yol’a sensiz nasıl çıkarız

Yol ince ve uzun biliriz.yine bilirizki

Bizde uzun yolun,ince yolcularıyız

Ne kadar uzun sürerse sürsün hiç farketmez

Biz yine seninle yürürüz

Gel usta !

Bekliyoruz yolun bir kavşağında seni

Sırtımızdaki yük çok ağır biliriz

Ama taşımasakta olmaz biliriz

Gel ve susma artık usta

Seni dinliyoruz yüreğimizin kulağından

Pas tutmadı kulaklarımız seni duyamayacak kadar

Sen yeter ki susma

Gel artık bu kavşakta bekletip durma bizi

Beklemek çok zor ve ağır

Gel ve bu kavşaktaki lambaların

Işığını yak

Ki, görünsün yol,mesafe, gece,ve sabah

Gel usta elimizi elinin,

Yüreğimizi yüreğinin üzerine koyduk

Şahdamarımıza sadık kalacağız

Ve sana biat ediyoruz usta 

h1

ÇIKIŞ BİLDİRİSİ

Temmuz 22, 2008

İnsan’la beraber çıkacağız bu kararmış Çağın

asfaltlı Yollarına…

 

İnsan’ı kurtaracağız:Aşağılardan:Çıkaracağız Aydınlığın yüzüne:Çekerek :İNSAN’ı bu kuyu’dan.

 

Bağlanıyoruz:İNSAN’a:Çözülmez O, Kutsal İP’le:Emeği kutsal bilerek:İsraf etmeden:İnsan’la konuşarak:İnsan’a tercih yaptırarak:Bilincimizi satmayarak:Tüccarlıktan uzak durarak:Sorumlulukla:Alçak gönüllülükle:Allah’a teşekkür ederek:Bağlanmışlar olarak:YÜRÜYECEĞİZ İNSAN’a DOĞRU….

 

  İnsan GÜNEŞ’i elleriyle taşıyacaktır Çağ’a

h1

FURKAN’ın YERİ

Temmuz 22, 2008

 

Furkan’ın yeri ıpıssız.Perdeleri çekik, lambaları sönmüş.Yolları topraklanmış.Kapısı kilitli.İçeride yalnız kendi başına kaldı

         “AŞK”

 

Aşk beklemeye durdu

Yalnız kendi başına

Soğuk bir sessizlik

Belki de sıcaklık dolu

Bu ateşe kim atacak kendini

Hangi –İBRAHİM-

Aşk’la alevlenmeye, ısınmaya, parlamaya gönüllü

Gönül nerede?

-İBRAHİM- neredesin?

Aşk seni bekler

At kendini koynuna ateşin

Ve tebessümler belirsin yanaklarında

Güller açsın bahçende

Koksun buram buram insanlığa

-İBRAHİM- bekleme

Sönmeden ateş

At kendini koynuna ateşin, yan alevlenen göklere doğru…

 

İBRAHİM/Ateş/Bahçe

İBRAHİM/Aşk/Gül

 

h1

YÜRÜYÜŞ…

Temmuz 22, 2008

 

Koyulmuşlar yola ,

kentin o labirent dolu sokaklarına, ışıklı lambalarına aldırmayıp koyulmuşlar yola.

Yürüyorlar elleri birbirini tutmuş, yürekleri bağdaşmış,gözleri birbirinde erimiş.

Ve yürüyüş devam ediyor.Adımlarını atıyorlar; yürümesini yeni öğrenen daha dizlerini yeni doğrultmuş bir çocuk gibi.

Yürüyorlar aynı hizadalar.Gecenin soğuğu onlara çarpmak istercesine  vuruyor yüzlerine .Binalar onlara üzerlerine çökecekmiş gibi pencerelerinden bakıyor..kentin o, buğulu boğuk sesleri  adeta bir çırpıda, bir sesle onların gırtlaklarına yapışmış boğmak istiyor.

Kent, onların üzerine hangi güzergahtan gelirse gelsin, onlar hiç aldırmıyorlar sadece önlerine bakarak, yürüyorlar…

Ve yürüyüş sürüyor,sürüyor çekinmeden karanlığın gecesine  doğru yürümekten. Gecenin karanlığının eteklerin de kentin insanlarının göremediği ışığın aydınlığını görerek

Sürüyor sürüyor yürüyüşleri..

                                                  Ve sürüyor yürüyüşleri………….