
HAL
Temmuz 9, 2008Anlam hal üzredir.Anlam bizim için halimizin dışında bulunmaz.Terakki hal üzre olabildiğimiz sürece olabilir.Düşünce ve duygularımızda ancak hal üzre olduğumuz sürece derunileşme ve terakki söz konusu olabilir. Hazırcılık , peşincilik, yaşanmamış tecrübeler hal üzre olmayı tehdit eden hastalıklardır.Hal üzre olmak gayret işidir,çaba işidir.Düşünceler, umutlar, sevgiler aşklar hal üzre anlamını bulur.Yoksa sadece zihin jimlastiğinden ibaret kalır.Hangi hal üzre bulunuyorsak o, halin düşüncesini duygusunu ve davranışını taşıyoruzdur.Bunun için hal eşittir sen diye formule edebiliriz bunu..Halimiz ne kadar fıtrat üzre ise düşüncelerimiz ,davranışlarımızda o kadar güzel olur.Hal’de ilerlemeye çalışmak aynı zamanda bize düşünce,duygu ve davranışlarımızda netleşmeyi,ilerlemeyi beraberinde getirecektir.
Gerçektende hangi hal üzre bulunduğumuz, bulunmamız gerektiği çok önemli doğruyu tesbit etmemiz açısından.
Balık baştan kokarmış eğer halimiz baştan düzgün değilse,halimizde sekteler var ise, yaşantımızda da o kadar düzensizlik,karmaşıklık vardır ve halin kasvetini üzerimizde bulunduruyoruz demektir.
Hal kaybetmenin ve kazanmanın anahtarıdır.Bundan dolayı halde olmamak ve olmak diye iki şık var önümüzde .Halimizi tesbit etme noktasına gelince bunun en iyi şekilde -tabi bir açıdan bu –halimizle halvet içinde bulunarak yapabiliriz diye düşünüyorum.Halimizi tesbit edebilme açısından bazı işaretleri yakalamak imkanı elimize geçer.Bu işaretleri bulup bulmamız halvetin boyutlarına,içeriğine,mantığına göre değişir.Çünkü ‘hayat nazariyeden ibarettir’ diye bir söz vardır.Bu söz açıklar olsa gerek halvet durumunu…
Kendimiz dışındaki insanlar; arkadaşlarımız, çevremiz, ailemiz… bize kendi halimizi tesbit etme noktasında kendi anlamlarından bazı işaretleri hatırlatabilirler,uyarabilirler.Bizde ne olduğumuzu neyi kaybettiğimizi hatırlarız ama bulmak yine kendi işimizdir.Aramamız gerekir,aramakta kendimizden kaynaklanan bir eylem olacaktır
HAL İLMİ kategorisinde yayınlandı | Etiketler düşünce, duygu, dışımız, eylem, hal, halvet, ibaret, imkan, karmaşıklık, nazariye, söz, tesbit |