
4.
Temmuz 13, 2008İş ve Eş
bu iki faktörü benliğimizi örüyor
bulunduğumuz ortamlar bizi yutmamalı
ortamlar bizi orta insanı yapmamalı
ama sürekli bir donanım arayarak vakit geçirmekte
biraz kendimizi kandırmak gibime geliyor
düşünebilmek belki de en büyük donanım
insanın kendi gündemini kendi belirlemesi gerekiyor
çevreniz sizin kişiliğinizde örülmüş birer tuğla olacaktır
insanın çevresi demek aslında insanın kendisi demek
bu yüzden iyi seçin muhatap olduğunuz insanları
kişiliği bozuk tiplerden uzak durun
kıskanç, kibirli tipler insan kişiliğine konan birer bomba gibidir
Aslında bir çok şeyi içimizde yaşamadığımız için
dışımızda yaşasakta anlamlandıramayız
“içimiz en büyük şansımız”
Ne var ki bu hayatta zaten
dostuluk olmadıktan sonra
düşünmedikten sonra
paylaşmadıktan sonra
kul olmadıktan sonra
ne olabiliriz ki ?
saçma sapan bir yaratığa dönüşürüz
beklentilerimizi iyi deşifre etmek lazım
absürt ve saçma olanlarını temizlemek lazım benliğimizden
ben buna pozitif bakmaktan ziyade hayata olduğu gibi
bakmak diyorum.Eğer hayata pozitif bakmaya çalışırsak
negatif bakmak gibi bir alternatifi de kabul ederiz.
Pozitif bakmaya çalışmak aslında bir zorlamadır.Bu da insanı
gerebiliyor.Ama ‘olduğu gibi’ değerlendirebilirsek başka bir
seçeneğimiz kalmaz.Zaten bir şeye olduğundan farklı bakmak
o şeyi abartmaktır.bu pozitif veya negatif fark etmez.İkisi de
insanı geriyor, zarar veriyor.Önemli olan tabiatı görebilmemiz,
her şeyi olduğu gibi kendi bağlamında değerlendirebilmemiz
Aşk acısı bir aşık için güzel olmalı,zevkli olmalı.Burda aşk
kavramına hangi değeri yüklediğimiz önemli diye düşünüyorum.Ama
kaybetmek kötü bir durum.Her şeyi kaybedelim ama kendimizi
kaybetmeyelim.Zira kendimiz olmazsak hayatın bir anlamı olmaz.
“onsuz yaşayamam” mantığı saçma bir mantık.
Bu kendi varoluşumuza saygısızlılıktır.”onsuz yaşayamaz” isek zaten
yaşamıyoruzdur.Kendi hayatımız yoktur diye düşünüyorum.