Ekim, 2008 için Arşiv

h1

4.

Ekim 23, 2008

 

Önemli olan ne ki dostum

ama bu soru önemli

 

Anlamak mı istiyorsun

Yorul öyleyse

 

İlgiyi sıfırlamış

Refleks vermiyor

Görmüyor, duymuyor

 

Düşkün adam

Düşündü, düşledi,

Ve düştü

 

İnsanların acziyeti ile oynama

Bu sana döner, seni vurur

 

Ölçülere sığmaz insan
ölçmemek lazım

 

İnsan zor bir şey mi?
Eylem var felsefesi yok bu insan mı?

 

İnsanım
Duyarsız kalamam

 

Tıkanıyor duyarlılıklar
Almayınca nefes

 

Ağzından önce duman

Sonra alevler fışkırdı

  

Bırak kendini varoluşun enginliğine

Varoluş senin

  

Zaman geçiyor diye üzülme

Aşkımız saflaşıyor sevgilim

 

İnsan Vicdanıyla büyür/Kalbiyle bakar dünya’ya

İnsan yitirdikçe İÇİNİ:Öylesine küçülüyor ki Dünya’sı.  

 

Hissi başlıyor, sonra arsızlığa dönüşüyor
hissiyat zaman geçtikçe boşanıyor ve kayıtsızlığa dönüşüyor

 

İnsan kendinle ‘oynaşmamalı’

insan kendini anlamlandırmalı

 

Gerilim !Buyur gel

Korkmuyorum senden

 

Tecrübe ile insan

daha bir “ol”uyor

 

Bizim idealist çocuklara ne oldu?
İdealist çocukluğumuz nerede?

h1

KAÇIŞIN ŞİİRİ

Ekim 14, 2008

 

/Hep kaçtım gözlerinden

korkuyordum

gözlerinden korkuyordum

kaçışımda bir sır saklıydı

bana ait

bunu sen bilmiyordun

sen beni tanımıyordun

belki beni anlayamadın

anlamanı da istemezdim

eğer beni anlasaydın

daha bir korkardım gözlerinden

daha bir kurşunlanırdım

göz yaşlarım daha bir saplanırdı bağrıma

bunu sen bilmiyordun

sen beni tanımıyordun/        

h1

11.

Ekim 10, 2008

 

Biz felsefeden eyleme giden insanlarız

   eylemden felsefeye giden insanlar eyyamcı olup çıkıyor

değerler üzerinden hareket ediyoruz her anlamda.

mesela eylemin başarı dediğine

değerlerimiz başarı demeyebilir

mesela normal psikoloji nlp ile

insanı kendinin merkezi haline getiriyor

ama müslüman muhasebe etme kavramı ile

kendini değerler üzerinden ölçüyor

hani diyor ya “inandıkları gibi yaşamayanlar

yaşadıkları gibi inanırlar”

   Tabiki değerlerden kastımız bir Müslüman olarak islamdır,

Vahiydir.Vahyin penceresinden bakılmayan bir hayat

seküler bir hayattır.

 

Önce arayış

sonra anlam

arayışı olmayanın anlamı da olmaz

   bunun için  arama bilinci çok önemli

   cihadın  düşünce bazındaki anlamı budur

 

İnsanı iyi anlamak gerekiyor

konumu iyi kavramak gerekiyor

tüm mesele burdan başlıyor

kendi varlığını sormayanın varlığı zaten yoktur

   o birileridir  kamusaldır,sürüdendir

 

Din samimiyettir diyor ya

insan çabadır

bu nokta çok önemli

    hatta insan çabadan ibarettir

ne için çabaladığımıza göre dinimiz/yaşayışımız şekilleniyor

buna vurgu yapmaya çok ihtiyacımız var şuan

Yolda olmak lazım.Cihat da  budur

   yolda olmak için çaba çaba

 

hep ve hiççi mantık

   yaşamsal alanı hiçe sayıyor,pasifleştiriyor

insan hep de değildir, hiçte değildir

insan bu aradır

bununla imtihana çekilir,çaba gösterilir

   hep ve hiç mantığını şunun için kullandım

insanoğlu ya tanrı olmak istiyor

yada yok olmak istiyor

insanın içindeki güdü bu.

   ama insan ne tanrı,ne yokluk

bu mantığın  sosyal alanda yansımaları çok fazla

mesela adam diyor;bende bir şey yok

iyilik adına ne yapabilirim

ben kendim eksiğim,birilerine ne verebilirim

diyor ve kendi konumu dışlıyor

hani türk zihni var ya

   hacıya gidip gelince başlıyor her şeye

   yani şu  biz tam değiliz; tamamlamaya çalışırız

konumumuzu açıklayan cümle: çaba göstermek

 

iyiliği toplumsallaştırmak

kendine iyi olmaktan öteye geçmek

bireyden bize ait olmak

bir bardak su bile olsa küçümsememek gerekiyor

herkesin yapabileceği bir şeyler vardır

bu bilince sahip olmak gerekiyor

bende hep değilim öyleyse hiçim önermesi insanı inkar etmektir

 

“olabildiğin kadar olmak” lazım

işte bu insan

Olabildiği kadar olan

mesele de bundan ibarettir

ez cümledir bu.

h1

İÇİMDEN SEN GİDİYORDUN

Ekim 3, 2008

 

 

İçimden sen gidiyordun

O gün orda

 

Belki seninle bir gün

bu şehirde karşılaşabiliriz

 

Sensiz Azaplar Yaşadım

Senli Azaplar Yaşadım

 

 

Çaresizliğim beni

Öldürüyor biliyor musun

 

Belki yarın bir  savaş çıkabilir

İhtimal dahilindedir

Ve

Seninle Ben ‘Birlikte’ olamayabiliriz

 

Senin Yüzün

Daha efdal

 

Efdal:1.Çok faziletli,yüksek derecede 2.tercihe şayan

 

Bitiyorum…..

 

Mumu gibi

Kendimi eritiyorum Alevinle

 

Bu şiirler senin

Ve sana vermeliyim

 

Bütün Biliçaltım, Bilincim, Bilinçüstüm

Hepsi Sensin

 

Senin ‘Izdırabın’

Gece ve Gündüzü Bir etmiştir benim için

Farksız kılmıştır

 

 

Yüzüne nail olmak

 

Korkuyorum

 

Göğsümü Dağladım ‘Ateşinle’

Başka ne yapabilirdim ki

 

Deliler gibi susadım sana

Ama ne çare

 

DUA

 

Allah’ım!

Beni sevdiğim İnsanla buluştur

Beni sevdiğim İnsanla birleştir

 

Ve sen olsam ben

 

Hava soğuk, buz kesiyor

Ve sen ne yapıyorsun bilmiyorum

 

Geceler var ki Sensiz

Geceler var ki Çaresiz

 

………..HAYALİNİ SÜRMEK……….

h1

Aslın Usulü

Ekim 3, 2008

 

 

                   M.  Teke’ye

 

Dikenler üstümüzde

Kavrayışlar keskin değil

Hikmet nerede

Biz neredeyiz

İpin ucu kopacak gibi

Biz ip miyiz ?

Önümde sadece karmaşık bir labirent

Hava şimşekli, soğuk

Üşüyorum

Nasıl ısınırım bilemiyorum

Zaten kendimde başka bir vadideyim

 

Ahh YOL

Sensiz olmaz biliyorum

Sensiz yürünmez biliyorum

Kafam köşelere ayrılmış

Her köşesinde ayağım çıkıyor

Kahroluyorum

 

Uzun soluklar alınmalı artık.vakitlerse şehadete  ayarlanmalı.Toprak çatlıyor, tohum filizleniyor,insanların damarlarına aşk yürüyor

 

Acemilik ne zor değil mi?

Kırın putları kırın

PUTU’da kıracaksınız elbette bir gün

 

 

Seyre dalmış olanlar

İşte alçak olanlar

 

Ne kaldı bizde;yalnızca şaşkınlık