Kasım, 2008 için Arşiv

h1

10.

Kasım 26, 2008

 

Konuşmamızın ruhumuza öldürücü darbeler vurduğu anlar…

 

Özgürlük vermektir,Özgürlük özveridir

 

Geçiştirmeci anlayış:an bilincinden uzak.An bilinci yaşamsaldır

 

Felsefe serbest düşünme sanatımıdır?

 

Alışkanlık haline gelmiş istekler ne kadar samimice

 

Hadi sorun üretelim mantığı

 

Çek-Yat anlayışına karşı durmalıyız

 

Üslup müthiş bir şeydir

 

Yetinmenin alışmak ile bağlantısı nedir?

 

İradesiz bir gençlik.İpler kimde?Boşlukta mı

 

Organizmayı denetlemek bir sanattır

 

İlkler ve ilkesizlik sorunu

 

Gülmek bir boşaltım mıdır?Neyin boşaltımıdır?

 

Soyutta kalmanın getirdiği büyü.Okumak neye göre?

 

Öğrenme doğal olmalıydı.özentiden doğan bir öğrenme ne kadar doğal olabilirdi ki

 

Basit gibi görünebilir ama yaşanan gerçekliktir

 

Gözlerinden akan irin..

 

İnsanın içsel yürüyüşü hep sürmüyor mu? Hep sürüyor

 

‘Engellli iletişim’ , Şartlı Öngörü

 

Tarihin soluk bir yüzle insana dokunuşu

 

İnsan sevgiye muhtaç bir varlık.Arınmamışlık hali

 

Dilini kullanıyor, egosunu yüceltiyor

 

Yolculuk uzun ve kavranılmamış, ‘açılmamış’ dünyalar var.

 

Olgunluk büyük bir oluşumdur.

 

Soyut düşüncenin üretkenliği ve genişliği

 

İnsan durmayacak ki.İyi veya kötü sürekli üretecek

 

Sığ dünyalar ve can sıkıntısı

 

İkiz,üçüz, karmakarışık bir düşünüş ve oluş

 

Sıralı düşünüş tarzı,İnsana sığınmak

 

Engellerde yaşamak,Pozitivist bakış, mantıksal duruş

 

Bu kalple ne  yapabilirsin ki?

 

İçkin bakış…İnsan ile…

 

İz’andan uzak.İnsanlık tan uzak.İnsaniliğin duyumsanamaması

 

Kemik muhabbeti onur kırıcıdır, İnsan bir faciadır.

 

Yanlış sözcük kullanımının bilinçaltı ızdırabı

 

Neyin serüveni? Yalnızlık ve varoluş

 

Şüphe düşmeye görsün dağıtır

 

Sevgi ile…Daha İnsanca

 

Şimdiki zamanın gelecek zamana kiralanması.

 

Korkunun insansı tarafı, tarihsel gerilim

 

İlgi psikolojisi, düşünmenin büyüsü

 

Müzikten mi alıyorsun gıdayı? Müziksiz olmaz mı?

 

Etik yok olmuş ise korunmak çok zor veya elde değil

 

Varoluşa sorular düşmek ,varoluşa sorular düşürmek,Oluş soruları

 

İsteksiz olmayı istemek bile bir istek değil midir?

h1

İZDÜŞÜMLER

Kasım 21, 2008

 

Hiçbir şey anlamını yitirmesin hocam.Masum olabilsek.Bir çocuk olabilsek.Dön yuvana dön.Bulutlara bakıyorum, beyazlığı bürüyor gözlerimi.Yağmurlar düşüyor, toprak kokusunu açıyor.Yineliyorum:Bir  ‘hin’lik yapmasak hocam.Gülmeliyiz hocam.Bir çocuğun yüzünde parlıyor güneş ve selam veriliyor bütün insanlığa.Bir çocuğun gözlerinde seyrediyor şafak.Bir çocuğun gözlerinden okunuyor insan.Bir çocuğun  benimle aynı safta alnını secdeye koyup mırıldanmasına, ellerini açıp dua etmesine özeniyor kalbim.Aynada kendimi görebiliyorum.Sevemez miyiz insanları. Konuşmalarım ağzımda şişip duruyor.büyütmüyor kalbimi

h1

9.

Kasım 21, 2008

 

Alerjili bakış

 

İÇ AYAKLANMA

 

Kendini kurarak…

 

Kendinde olmayan bir zavallı

 

Yüreğimde konuşan cümleler

 

Bilinç ağını kalbimize serperek:konuşmak

 

Kalbimizi gözetmeliyiz:açıkgözlülükle

 

Birikimleri önüme katarak ;yürümek

 

Öz değer savunumu

 

Yarış yarış yarış, içimizdeki yarışlar YALIN’lığı önlüyor.

 

İyi bir dinleyici olmak öğrenciliğin şartlarındandır

 

Çocuk gerçek bir öğrencidir

 

O da insan o da öğrenci o da öğrenecek

 

İnsandır aceleci olan.İnsan hesapçı olan bir varlık.insan matematiği seviyor

 

Her şeye rağmen insan psikolojisi ile karşılaşmak ne güzel

 

Kuşku zihni tutuklatır, beyni kemirir

 

Konuşma değerlendirilmez ise koşuşturmak mecburiyetinde kalınabilir

 

Değiştiremediğimiz yönlerimiz bizim asıl kişiliğimizdir

 

İnsan yenik düşmemelidir.’Ağır Hava’ya

 

İçimiz gizli bir hazinedir;keşfedilmelidir

 

Merkebin susuşu

 

Çalışalım.ısınalım:üşümeyelim

 

Ayrılığın şeytanca ölümlülüğüne hayır,Ayrılık yutkunmaktır acıyı ve aşkı

 

Çoklukta baktım hep,yalnız baktım hiç .

 

Duyarsızlaşma

Bu hastalığa  bir çare bulun

Yoksa bütün vucud gidecek

h1

12.

Kasım 21, 2008

 

 

Yazmak neyi çözecek? Niye yazıyorum

 

Mahrum kalmak ,Mahrum kılmak

 

Senin için zamanın akıp gidişinin ve mekanda olmanın ne önemi var

 

Gürültü hep saplanır benliğime  bir kurşun gibi hep yakar kanatır yüreğimi

 

Bana sevimli gelen dünyam

 

Derin soluklar arasından üflenen ruh

 

Duyum kirlenmesi

 

Vahyinden öte hangi söze ulaşabiliriz?

 

Paylaşmayı unuttuk gururla övünçle karıştırdık

 

Makine hayranları

 

Anlatmak için kelimelere ihtiyacımız var

Kavramak için ise hal üzere olmak gerekiyor

 

Bilinci uyutmak ı uyanık tutmak mı

 

Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur

 

Mekanı önemsemiyorum

Kişileri ve azmi önemsiyorum

 

Omuzlarda olan ne

Şehrin yükü mü

Şehrin yükü

 

Öğüd;ölçüdür

 

çağın insanı için umud:UYUŞMAKTIR

 

Dişi  sancılı

Çürüyor

 

Dört duvar bir taban bir tavan bir kapı

Biri var içerde

Kim o ?

Beeeeen

 

Hava serin. Yağmur toprağı bir de mayaladı mı ne güzelleşir ve kokar toprak ve hiçbir varlık TAŞKINLIK  çıkarmaz insan da başka bu evrensel orkestra ya

 

Selam :kucaklanandır, kucaklanır

 

Nerelisiniz? topraklıyım

Asıl vatanım benim toprak

Gidenlerin revaçta oldukları bir dünya

 

Çocuk X vicdan

 

Yüreğimi

Çekiyorum

 

Yitmeyen değer…

 

Vicdanlanmak:SIMSIKI

 

Çiceği özümseyen arı

 

Alın teri yağmurunun boşanıp  yağmadığı anlar

Ne çekilmez olur zaman

Ne bastırılmaz olur hararet

Yağmur:BEREKETTİR

Bereket:RAHMETTİR

 

 

Dilimin ırzını korumalıyım her yerde

En delici en yakıcı mızrakları kalbime hep dilim atar olmuş

Yazık .

İnsan.Sus.Dinle

 

Her taraftan ESENLİK

 

Özgünleşmek

 

Dünya MA geçiş

 

Öylesine bir fark ediş

 

Gözyaşları yıkamadıkça…

 

Vahşet soyundu:KOSAVA

 

İnsan’la el ele tutuşarak yürünecek yollar

 

Ön yargı:bir perde değil mi gözlerimizin önünde duran

Hem de GÜNEŞ PERDESİ

 

Sorunlar labirenti;Gençlik;bir sürü çıkmaz sokak, çıkış kapısı nerde;kendisi bile;kim gösterecek

 

Bir çok dengesizliğin kökeninde insanın derin İÇBOŞLUĞU yatmıyor mu?Aşırılığı sebebi de bu değil mi?

 

Benim DÜNYAM.

 

Aşkın titizlikle ve tutarlılıkla korunduğuna ve hayat bulduğuna güzel bir insanda şahit oluyorum.

 

Mektuplarım benim kalplerimdir

 

Önyargılarımız kutsarcasına yaklaştığımız şeyler değil mi?

 

İçim;fısıltılar dünyası.

 

Aynı kavramların altını çizmekten bıkmış gibi aklım ve kalbim.

Ne duygularıma güvenirim ne aklıma

 

Zamana sorumluluklarıma ve içimdeki ur’a yeniliyorum

 

Kalbimde kutuplar arası çatışma var

Sonuç:ölü bir beden

 

 

Bir insan olarak korkuyorum engellerden.farkındayım bunun .aslında engellerden değil de kaçmaktan korkuyorum.

 

Bu evrensel ailenin uyumlu bir üyesi olmak istiyorum.teslim olmak istiyorum bu evrensel aileye

 

Düşünce ve duygularımızı hakikat düzlemine taşımalıyız.hakikate göre ayarlamalıyız.

 

Oysa hakikat keskin bir kılıç olmalıydı aklımızda ve kalbimizde.bozuk düşünce ve duygularımızı kesmeliydi

 

Ayetlere uzak ,şiirlere yakın

 

Sorumlulukları GÜNEŞ’idir İNSAN’ın.

 

Doğrularımı yaşama noktasında hızımı kesen şeytanımdır

 

Sorumluluklarım bir ateş yalımımıdır taşıdığım

 

Müzik ve uyku tatmin etmiyor yine de vazgeçemediğim ikilidir

 

Zorunda hissediş değerlerimizi, zenginliklerimizi , özümü yoksullaştırmıyor mu

 

BEKLENTİ’lerimizi hakikat düzlemine oturtmalıyız.ki beynimizi ,kalbimizi ,bedenimizi yormalıyız.

 

İçimizdeki çatışmaya kızmanın bir anlamı yok önemli olan onu anlamaya gayret etmek ve içimizdeki tevhide ulaşmak

 

Hiçbir kimsenin ve olayın kendi gerçeklerimizi örtmesine izin vermeyiz

 

Suçluluk psikolojisi şeytanın zehirli oku değil midir kalbe saplanan

 

Ölgün bir şekilde değil, olgun bir şekilde

Rastgele değil sakin sabırlı ve azimli bir şekilde

Hayatımı şu zamanlarında hislerimle yaşıyorum

 

Bir insanın kendi acziyetini hissetmesi masumluluğu ile baş başa kalması ne güzel

 

Dua etmek-istemek- bilmenin,kavramanın sonucu değil midir

Hiçbir şey bilmiyorum ki nasıl dua edebilirim;?

 

Kirler birikiyor.kalbim örseleniyor ve eziliyor taşlar altında burası hücre.duvarları taş.yapımcısı insan. Teknik bilgiye gerek yok insan zaten ustadır taş yapımında. Vardır insan da bu yetenek

 

 

‘Yeni’lerde arayışımızı sürdürmemiz arayışımıza tazelik getirmiyor mu

Yeniden oluş için;iletişim okyanusunda yüzmem gerekiyor.okumak artık çok sığı geliyor

 

Ölgün bir cumhuriyeti taşıyor benliğim

 

Hamdolsun:aşk’tır hayattır,yaşamdır

 

Sürekli tüketmek.okuyamamak yani üretmemek yani:kısırlık

 

Sorgulama bilinci hayatın ve alışkanlığın akışında eriyip yitmemeli.daima canlı olmalı ve zihnimizde

Günün tesbitlerini kimler yapabilir? Bu soruya an bilincini taşıyanlar diyebiliriz heralde

 

İnsanlar ile sorumlu olarak yaşamayı seçmeliyim her zaman

 

Sen nefsinin kölesi ol, alışkanlıklarını müptelası ol,boşluğunun fahişesi ol, gel bana aşk diye samimiyet diye dava diye tevazu diye yuttur

 

h1

6.

Kasım 20, 2008

 

Zaman ve mekanda bir şey arama

Kendinde ara

Ne varsa sende var

 

Aşk zaman ve mekan tanımaz

Soluğu insandadır insanda

 

Hiçbir şeyin değil

Yalnız samimiyetin dilini konuşalım

 

Akan dostluk pınarındaki

Suyu kana kana içmeli

 

Alnından dökülen terlerle

Yeni bir bilince uyanmak

 

Yüreğimi sana fakslayamam ki

Onu olduğu yerden TESLİM almalısın

 

SUÇ ortaklığını paylaşıyoruz

Ortaklığını paylaşıyoruz SUÇ’un

 

Dikenlerin üstündeki

Çicek açmış/halkım benim

 

Güzel bir aile tablosun da

‘İNSANLIK’

 -okunacak-

 

Işığının aydınlatma kapasitesi ne kadar

Hepsini aydınlatabilecek mi bu karanlığın

 

Vicdanımızı kaşıyalım ki

Kanasın

 

Akıştıralım dostluklarımızı bayım

Eylem ırmağında

 

Düşünmeyeceğiz de hep koşturacak mıydık

Yaşanan realiteye göre

 

Acı:Duyarsızlaşma

Yağıyor üzerimize :şiddetlice

Çektiğimiz acı da bu ya

 

Duyarsızlaşma

Bu hastalığa  bir çare bulun

Yoksa bütün vucud gidecek

 

İnsan sıcaklığı

Her yerde;herkese, ihtiyaç

Derde;deva

 

 

 

 

h1

3.

Kasım 20, 2008

 

Şeytan içimde avazı çıktığı kadar bağırıyor

Ona kulak asmamalıyım

 

Bir geldi sokuldu karanlık

Gördüm ki tüneldeyiz

Ne zaman çıktık tünelden

O zaman ışıdı bize aydınlık

 

Burada şehrin bir ucunda

Bambaşka solukların alındığı, düşlerin kurulduğu

Bir dünya.

 

Hicret kalbimin en hassas

Köşesinde bir sevgili gibi yatmakta

Ve beni beklemekte

 

Ayyuka çıkan

Kalbimdeki terör

Ve ben vicdanı katleden

İnsan teröristimiyim

En büyük silahım önyargı

Yağmalanan kalp

 

 

Hep aynı yüz

Karartıyor yüzümü

Ağlıyamıyorum da

Kahroluyorum

Yoluyorum tüyümü

 

Atacağım kurşunu temizlemeliyim

Öyle atmalıyım

 

Bir rüzgar gelse de serinlesem de

sersem:yürüsem mi diyorum ben içimden

 

Eylem uzakta

Kelimeler yalama

Ne kaldı geriye O’su çok büyük olan bir boşluk

 

Zaman deme

Oyuluyor kalbimde

 

 

Namaz yargıladı beni

Suçum :Korkunç

Faili ben olan meçhul cinayetler

Cezam:Ağır

 

Hele bir isteyegörsün

Bak  o an olacaklara

 

Yeter be!

Kaçıncı geçiş bu delikten bayım

 

Ekilmeyen tarlada ot biter

Hem de dikeni de bol

Sürmek lazım tarlayı:ottan kurtulmak için,verime ulaşmak için

 

İnsanlar sevgiyi boyutlandıramıyorlar.

Oysa ‘sevgi’yi BOYUT’ landırmamız gerekir

Sevgiyi evrenselleştirmemiz kuşatmamız gerekir

Sevgiyi boyutlandıramamızın nedenini de biliyorum:

Sevginin müessirini tanımamız

Rahman’ı bilmemiz

Rantçı olmamız insan olarak

Gafil olmamız nankörler olarak

 

Atar Damar mı? Nerde?

Atar Damar bir çalışsa

Kana karışacak Toplar damar

 

İnsan için ilk eylem:OKUMAK

İlkin okumayı götürmeliyiz İNSAN’a

Okuyarak:Anlama ulaşmaya çalışmalıyız

Okuyarak :Özümüzü Kavramaya çalışmalıyız

Okuyarak :Bize giydirilen elbiselerden kurtulmayız

Okuyarak:Vicdanımızı büyütmeli ve beslemeliyiz

İnsana okumayı söylemeli ve öğretmeliyiz

Okumayı insana yaymalıyız bayım

İnsan: ancak:Okuyarak:Kavrama ulaşır

 

 

Sayın Dünya konukları olan :İnsanlar

Yarışmayı kazanları

Açık-lıyorum:

Umud Yılmaz

Emek Bitmez

-Tebrikler-

 

Emek konuşuyor ve

Konuyu açıklığa kavuşturuyor

 

 

Bereketli ilişkiler kurmalıyız

Susmayı da konuşmayı yüremeyi de

Bu bereketi içine katmalıyız

 

Menüde ne var?

Bol miktarda ‘acıklı yaşam’

Üstünde de ağıt var efendim

‘umutlu aşk’ yok mu?

Üstünde de tebessüm

Maalesef kalmadı efendim

 

Hayatın zorluğundan dem vuraduralım biz.

Neden unuturuz hayatı zorlaştıran yine kendimiz olduğunu

 

h1

5.

Kasım 20, 2008

 

Bakışların kalbimi çaldı

Lakin ben evde yoktum

 

Jeton düşmüyorsa

ya jeton köşelidir ya kafan köşeli

 

Fırsatlar işlenmemiş madenler gibidir

Fırsatlar fırlar gider zamanında kullanılmaz ise

 

Hayat mı anlamdan başka ne ki

Anlam mı kutsal öğretiden başka ne ki?

 

Topladık yediğimiz kazıkları

Diktik anlam meydanına

 

Dünya mesafelik ahiret koşusu

Bu hayat

 

Tutarsızlık taştan duvarlar örer ilişkilerimizde

Tutarsızlık kök salmış ağaç olmuş

 

Yaşayan bilir miş

Bu kadar basitmiş

 

Mutlu olma bilgisi:

İnsanın ‘kendi kendini’ bilmesi

 

Yüreğin kadar

Konuş

 

Neyse: O

Neysek: O

 

Boşlukta sallanıyor

Tutar gibi yapsa da

Tutamıyor hiçbir şeyi

 

Sorumluluklarımı kimseye satma

Mezar taşlarını kendi ellerinle alma

 

Her sorumluluk

Kalbimize düşen bir ateştir

 

Kalbindeki aynanın

Tozlarını sil

 

Zanları bırakmalı

Ana bakmalı

h1

8.

Kasım 20, 2008

 

 

Suni gündemler kendi gerçeklerimizi örseliyor

 

İşte An’dır yaşanmalıdır

 

Yanlış bağlanmalar, yanlış tüketimi önlemek

 

İnsanın ‘İç Boşluğu’ yaşanan olunca:alternatifler çoğalmıyor mu

 

Özgür ve uçucu

 

Sanal gündemlerin farkına varmak ama reel olanı yakalayamamak

 

Kendi gerilimleri ile baş başa kalan insan

 

İnsan gösteriş uzmanı olmuyor mu bazen.insan haddini bilmeli

 

Her an yenidir;yenilenir

 

Bazen olur sözlere sığınır insan.

 

Aynı fasit daire.dön de dön.Bu fasit dairenin dışına çıkılmalıydı

 

İlişmek.insanların hayatlarına ilişmek

 

Yaşayarak sınamalı değil miydik kendimizi

 

İnsan ancak niyeti kadar değil misin?neyi istiyoruz

 

Boğazında düğümleniyor,konuşamıyor,sayıklıyor

 

İlişmek ve işkillenmek

 

Yalın olmak: kendi kendinelik

 

‘Bunalım budalalığı’ üyesi çok mu?Bulaşıcı bir hastalık.hele gençlerde salgın durumda

Bencilliği kırarak, hayatı yaşayarak,içinde olarak

 

İnsan’ın serüveni

 

Kişiliğinde yer tutmuş özellikler

 

İnsani Öğrencilik

 

Varoluşsal Duruş

 

Aynaya kızılmaz.

 

İyi bir öğrenci iyi bir dinleyicidir aynı zamanda

 

İletme sorunu.Usul ile…

 

“Kuşkunun korkusu” zihni dağıtır, birliği bozar.ikilemler bazen cinnet haline bile ulaşabilir

 

Saygılı ve dikkatli

 

Yaşayan dil.Canlı dildir

 

İnsan yutkunsa bile konuşabilmeli

 

Hilkat garibesi.

 

Bir de algılar kapalı ise…

 

Korku özgür düşünceyi perdeliyor.Korkunun üstüne yürüyerek göreceğiz ne kadar boş olduğunu.

 

Dik duruş önem kazanır hayat karşısında

 

Bir insan olarak iradenin gücüne iman etmeliyiz.

 

Saflığı salaklığa dönüştürme çabası ne kadar masum olabilir ki?

 

Peki konuşmamak ne kadar masum?

h1

7.

Kasım 20, 2008

 

Bir insan kalbinin tahammül gücü ne kadardır?

 

Kalbin üstünden sinirleri çekerek…

 

Temizlenmeli dil ve cümleler.Amansızlık en kötü düşman

 

Kalemle yazılır mı hayat.

 

İnsanın kendi çeperini aşması ve objektifi görmesi

 

Çepel bir insan.Çepel bir vicdan.Çepel akıl.

 

Dil ve ahd.

 

Suyu koruyalım sulandırmayalım.

 

İpi ellere vermemek.ipi elde tutmak

 

Uyku ,uyanıklık ve ölüm

Aciz akıl/döner kalb

 

Sorumluluk insanın kalbini elleriyle tutmasıdır

 

Kanıksamak,  alışkanlıklar bilincimizi öldürüyor.

 

Hüzünler bile yapay.İlişkilerin suyunu çıkarmak

 

Uyku bağışıklık, yadsımak ve alışmak.

 

Boşluk ve korku.Geleceğin korkusu.Boşluk ve rüzgarların savurduğu bir gençlik.

 

Hayat ayıran bir süreç mi olacak?

 

Sahiplik eki.

 

Kurduğumuz cümleleri YAŞAMAK

 

Sigara ve çay duman mı dağıtıyor buğulanmış zihinlere ve kalplere

 

 

Sinirler alnı yoruyor, boşluğa sallanan cümleler

 

İhtiraslara tutuklanmış insan

 

Korumak aşkı ayıptan

 

İlişkilerde bazen dil bir zehir olur, duyarlılıkları zehirleyebilir

 

Umutları sömürenler insan hakkı yemiş olmuyorlar mı?

 

 

h1

6.

Kasım 20, 2008

 

Bilgisiz/ilgisiz

 

Dağınıklık, parçalanmışlık:bilinç boşalması,irade zayıflığı

Önemli olan parçaların farkında olarak bütün haline getirmeye çalışmak

 

Kendinle;ÖZLEŞMEK

 

Hiçbir olay hiçbir eylem basit değildir

 

Huylar hiç beklemediğimiz bir zamanda çıban gibi patlayabilirler

 

İçini boşaltmadığımız neyimiz kaldı

 

Ön yargılar kaya gibidir aşması zor olan

 

Ülküden yoksun kişi ADAM değil A’sı düşmüş DAM’dır

 

Kesik ayaklılar

 

Kendine bildik politikalar

 

Sen kendini PARÇALIYORSUN

 

İnsanın iç ile dış bir arada bakabilmesi ne de zor

 

Dengesiz beslenme sağlığa zararlıdır

İstediğiniz kadar yararlı besinler alsanızda

 

İnsanın kendine nufüz etmesi

 

Açılmamışlar dünyalar

 

İçimdeki şeytanın ağzı çıktığı kadar bağırdığı an…

 

Neyin ‘Yaşamak’ındayım ?

 

Fikir, zikir,zehir

 

Fiillerin kökü.Kök fiil

 

‘Gürültü’ye ortak olmak.

 

Uykuyu al derin derin,gürültüden uzak dur.

 

Aklımızdaki ve kalbimizdeki tıkaçlar.

 

Özümüzü ve önümüzü tıkayan pislik

 

Ortak bir dil sorunu yaşamıyor muyuz

 

İlişkiler bir perde olur bazen insanın gözünde

 

İnsan; sorumlusun.

 

İlgi odağı neresi olmalı

 

Umutları sömürmek

 

Donuk mu anlamlar, değerler, ilişkiler…?

 

Tıkamamalı insan kendini