h1

12.

Kasım 21, 2008

 

 

Yazmak neyi çözecek? Niye yazıyorum

 

Mahrum kalmak ,Mahrum kılmak

 

Senin için zamanın akıp gidişinin ve mekanda olmanın ne önemi var

 

Gürültü hep saplanır benliğime  bir kurşun gibi hep yakar kanatır yüreğimi

 

Bana sevimli gelen dünyam

 

Derin soluklar arasından üflenen ruh

 

Duyum kirlenmesi

 

Vahyinden öte hangi söze ulaşabiliriz?

 

Paylaşmayı unuttuk gururla övünçle karıştırdık

 

Makine hayranları

 

Anlatmak için kelimelere ihtiyacımız var

Kavramak için ise hal üzere olmak gerekiyor

 

Bilinci uyutmak ı uyanık tutmak mı

 

Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur

 

Mekanı önemsemiyorum

Kişileri ve azmi önemsiyorum

 

Omuzlarda olan ne

Şehrin yükü mü

Şehrin yükü

 

Öğüd;ölçüdür

 

çağın insanı için umud:UYUŞMAKTIR

 

Dişi  sancılı

Çürüyor

 

Dört duvar bir taban bir tavan bir kapı

Biri var içerde

Kim o ?

Beeeeen

 

Hava serin. Yağmur toprağı bir de mayaladı mı ne güzelleşir ve kokar toprak ve hiçbir varlık TAŞKINLIK  çıkarmaz insan da başka bu evrensel orkestra ya

 

Selam :kucaklanandır, kucaklanır

 

Nerelisiniz? topraklıyım

Asıl vatanım benim toprak

Gidenlerin revaçta oldukları bir dünya

 

Çocuk X vicdan

 

Yüreğimi

Çekiyorum

 

Yitmeyen değer…

 

Vicdanlanmak:SIMSIKI

 

Çiceği özümseyen arı

 

Alın teri yağmurunun boşanıp  yağmadığı anlar

Ne çekilmez olur zaman

Ne bastırılmaz olur hararet

Yağmur:BEREKETTİR

Bereket:RAHMETTİR

 

 

Dilimin ırzını korumalıyım her yerde

En delici en yakıcı mızrakları kalbime hep dilim atar olmuş

Yazık .

İnsan.Sus.Dinle

 

Her taraftan ESENLİK

 

Özgünleşmek

 

Dünya MA geçiş

 

Öylesine bir fark ediş

 

Gözyaşları yıkamadıkça…

 

Vahşet soyundu:KOSAVA

 

İnsan’la el ele tutuşarak yürünecek yollar

 

Ön yargı:bir perde değil mi gözlerimizin önünde duran

Hem de GÜNEŞ PERDESİ

 

Sorunlar labirenti;Gençlik;bir sürü çıkmaz sokak, çıkış kapısı nerde;kendisi bile;kim gösterecek

 

Bir çok dengesizliğin kökeninde insanın derin İÇBOŞLUĞU yatmıyor mu?Aşırılığı sebebi de bu değil mi?

 

Benim DÜNYAM.

 

Aşkın titizlikle ve tutarlılıkla korunduğuna ve hayat bulduğuna güzel bir insanda şahit oluyorum.

 

Mektuplarım benim kalplerimdir

 

Önyargılarımız kutsarcasına yaklaştığımız şeyler değil mi?

 

İçim;fısıltılar dünyası.

 

Aynı kavramların altını çizmekten bıkmış gibi aklım ve kalbim.

Ne duygularıma güvenirim ne aklıma

 

Zamana sorumluluklarıma ve içimdeki ur’a yeniliyorum

 

Kalbimde kutuplar arası çatışma var

Sonuç:ölü bir beden

 

 

Bir insan olarak korkuyorum engellerden.farkındayım bunun .aslında engellerden değil de kaçmaktan korkuyorum.

 

Bu evrensel ailenin uyumlu bir üyesi olmak istiyorum.teslim olmak istiyorum bu evrensel aileye

 

Düşünce ve duygularımızı hakikat düzlemine taşımalıyız.hakikate göre ayarlamalıyız.

 

Oysa hakikat keskin bir kılıç olmalıydı aklımızda ve kalbimizde.bozuk düşünce ve duygularımızı kesmeliydi

 

Ayetlere uzak ,şiirlere yakın

 

Sorumlulukları GÜNEŞ’idir İNSAN’ın.

 

Doğrularımı yaşama noktasında hızımı kesen şeytanımdır

 

Sorumluluklarım bir ateş yalımımıdır taşıdığım

 

Müzik ve uyku tatmin etmiyor yine de vazgeçemediğim ikilidir

 

Zorunda hissediş değerlerimizi, zenginliklerimizi , özümü yoksullaştırmıyor mu

 

BEKLENTİ’lerimizi hakikat düzlemine oturtmalıyız.ki beynimizi ,kalbimizi ,bedenimizi yormalıyız.

 

İçimizdeki çatışmaya kızmanın bir anlamı yok önemli olan onu anlamaya gayret etmek ve içimizdeki tevhide ulaşmak

 

Hiçbir kimsenin ve olayın kendi gerçeklerimizi örtmesine izin vermeyiz

 

Suçluluk psikolojisi şeytanın zehirli oku değil midir kalbe saplanan

 

Ölgün bir şekilde değil, olgun bir şekilde

Rastgele değil sakin sabırlı ve azimli bir şekilde

Hayatımı şu zamanlarında hislerimle yaşıyorum

 

Bir insanın kendi acziyetini hissetmesi masumluluğu ile baş başa kalması ne güzel

 

Dua etmek-istemek- bilmenin,kavramanın sonucu değil midir

Hiçbir şey bilmiyorum ki nasıl dua edebilirim;?

 

Kirler birikiyor.kalbim örseleniyor ve eziliyor taşlar altında burası hücre.duvarları taş.yapımcısı insan. Teknik bilgiye gerek yok insan zaten ustadır taş yapımında. Vardır insan da bu yetenek

 

 

‘Yeni’lerde arayışımızı sürdürmemiz arayışımıza tazelik getirmiyor mu

Yeniden oluş için;iletişim okyanusunda yüzmem gerekiyor.okumak artık çok sığı geliyor

 

Ölgün bir cumhuriyeti taşıyor benliğim

 

Hamdolsun:aşk’tır hayattır,yaşamdır

 

Sürekli tüketmek.okuyamamak yani üretmemek yani:kısırlık

 

Sorgulama bilinci hayatın ve alışkanlığın akışında eriyip yitmemeli.daima canlı olmalı ve zihnimizde

Günün tesbitlerini kimler yapabilir? Bu soruya an bilincini taşıyanlar diyebiliriz heralde

 

İnsanlar ile sorumlu olarak yaşamayı seçmeliyim her zaman

 

Sen nefsinin kölesi ol, alışkanlıklarını müptelası ol,boşluğunun fahişesi ol, gel bana aşk diye samimiyet diye dava diye tevazu diye yuttur

 

Yorum yapın