‘GÜNLÜKTEN SAYFALAR 2’ Kategorisi için Arşiv

h1

10.

Temmuz 13, 2008

Sürekli aynı hal üzerine olamıyoruz
mutluluk aslında hoşnut olma halidir
sürekli olan bir olgu değil
ama biz istiyoruz ki her zaman olsun
hava hep bahar havası olsun

Düşünürken teknik hata yapmamak lazım
aslında insan hep yalnız
paylaşımla beraber
bu yalnızlığına bir nebze çözüm bulabiliyor ama
sonuçta yalnızız
“içimiz en büyük şansımızdır” diyor tolstoy
dış dünyamızda hayat çok sığ
hayata iç dünyamızdan değil
dış dünyadan bakmaya çalıştık mı
dış dünya sürekli üzerimize kapanıyor daralıyor
mesela kendimizi sevmeden
kendimiz dışındakilerin bizi sevmesini beklediğimiz
zaman her şey daralabiliyor
kendimizi sevmezsek kimi gerçekten sevebiliriz ki
işte bu çok önemli
bir çok insan bunu göremiyor
hep bakışlarını karşısına dikiyor
kendi kalbini göremiyor
kendi duyarlılıklarını keşfedemiyor

Esasen okumak sırf kitap değil
insandaki öğrenme azmi
Allahın öğrencisi olduğunun bilincinde olması
içindeki merak güdüsünü yönlendirmesi
ve öğrencilikteki güzelliği yaşaması

Özeleştirinin kayıt altına alınması anlamında günlük tutmak önemli
kayıt altına alıyoruz bir anlamda yaşadıklarımızı
zihin unutabiliyor ama kayıtlara baktığımız da geri çağırabiliyoruz

Hepsi olmalı
okumalı, gezmeli, insanlarla tanışmalı
ben hepsini önemsiyorum
hepsini uygulamalıyız

İnsanlar değişik alanlarda verim verirler
yani bir insan bir alanda ciddi başarı göstermeyebilir
ama bu onun başka bir alanda başarısız olacağı anlamına gelmez

İltihap patladı içinden
irin akıyor
bir süre akar
akarken acı verir
sonra gelir rahatlama

İnsan ilişkilerinde ki öğretmenlik ;
bilgiyi insan ilişkileri ile insanlara vermek
insani duyarlılığı bozuk bir öğretmen
bir öğrencisine ancak sınavda soracağı
bilgiyi verebilir

h1

9.

Temmuz 13, 2008

9.

İNSAN OLMANIN FARKINA
vardığımız an yaşamı doğru
anlamlandırma imkanına sahip olacağız
aslında başarı kitaplarını çok olumlamıyorum
insanı teste döndürüyorlar
bir dairenin içine sokuyorlar
çünkü insan makine değil
İnsanın eline sadece kullanım kılavuzunu verirseniz
bir müddet kullanır,sonra niye kullanıyorum
ne işe yarıyor der ve boşluğa düşer
BEN NEYİM?
sonra şu cevap geliyor
“ben hiçbir şeyim öyleyse her şey saçma”
öncelikle insana ANLAMINI VERMEK gerekiyor
insan olarak kendimizi eğitme imkanına sahibiz
bunu kullanmalıyız
insan kendi kendini inşa ediyor
kendi elleriyle kendi hamurunu karıyor
kullandığımız malzemeye çok dikkat etmemiz gerekiyor
kullandığımız hamur bozuk olursa
kişiliğimizde kokuşacaktır
ne verirsek bünyemize onu alıyoruz davranış olarak

insan ruhu gibi desenize
bazen memnun bazen değil
aslında tabiatımız öyle

aslında insanın kendisi çok kırılgan
yani hepimiz öyleyiz
belki ibare abartılı gelebilecek
ama gerçekten böyle
kimimiz bunu teşhir ediyoruz
kimimiz irademize sahip çıkıp
içimize atıyor, duvar örüyoruz kendimize

eğer biz kendimizi sevmezsek
diğer sevgiler hep geçici olacaktır
kendi boşluğumuzu dolduramayacaktır

insanlar at gibi koşturuyor
para insanların sırtına semer vuruyor
çok komik duruma düşüyor insan
kullanmaları gereken nesnelere
insanlar kendileri kullandırıyor

İyiyim dediğiniz zaman iyi olduğunuzu kabul edersiniz
iyi olmaya çalışmak ise bence daha iyi olmaya doğru bir adımdır
“iyiyim” dersek kendimizi yeterli görme gibi bir yanlışa kapılabiliriz.
iyiyim dersek daha iyi olabileceğimizi unutabiliriz.
ama iyi olmaya çalışıyorum cümlesi ise
“aslında yetersizim, daha iyi olmalıyım” anlamını içeriyor

Hayatın kendisi zaten bir idare durumu değil mi?
insanda hayatı idare eden konumunda

h1

8.

Temmuz 7, 2008

Paylaşabileceğiniz bir “Eş”
evlilik zaten “eşi”ni ;karşılığını bulmayı ifade ediyor
muhakkak kimse birebir örtüşmez
ama en azından yakınlaşabilir
bu yakınlaşan niteliklerden ötürü değerlendirmeye
tabii tutabilirsiniz muhatabınızı
”erkekler kadınlara bakar.kadınlar erkeklerin kendilerine baktıklarına bakarlar”
kadınlar daha ziyade mantıkçıdır
erkekler duygusaldır,kadınlar ise daha mantıkçı ve hesapçıdır
bir erkek olmasını isteyebilir sadece, ama bir kadın bunu göze almaz

Mantıken saçma
mutlu olmanız gereken yerde ızdırap çekiyorsunuz
ama mutlu olmak için çaba göstermek gerekiyor
gayret etmek gerekiyor
sonuçta iki insan “BİR” hayat kuracak
güvensizlik,bunalım boşluğa düşmüş
siz ikiniz “BİR” olarak gerçekleşiyorsunuz hayatta

Korumasız insanlar
Çoğu koruyabilecekleri algıları olmadığı için
dışarıdan gelen ilgiyi aşk diye algılıyorlar
ve gelen her etkiyi içeride aşk adına etkin hale getiriyorlar
bırakıyorlar kendilerini, sonrasını düşünmüyorlar
çünkü kendilerini aşk ile konumluyorlar
aşıkım aptalım önermesi
ama söylediklerim ile duygusallıktan yoksun
bir mantıkçı anlayışı kastettiğim zannedilmesin
Allah korusun derim bu kafadan
ama burada bir iradesizlik var
kendi iradenin olmayışı

Hayatı nasıl tanımladığımız çok önemli
eğer hayatı insanlarla anlamlı hale getirebileceğimiz zaman dilimi olarak
görürsek insana değer veririz
ama hayat tanımımızı para ve nesneler üzerine kurarsak
o zaman bindiğimiz araba bir ‘İnsan’dan daha değerli hale gelebilir
hayat ve insan nedir?
bunlar önemli sorular cevaplandırmamız gereken
hayatı kazanmaktan önce anlamlandırmak gerekiyor

İşte ego var ya
ne çıkarsa onun başının altından çıkıyor
bütün problemlerimizin kökeninde bu var
nefsimizi terbiye etmediğimiz sürece
dolap beygiri gibi olduğu yerde dönüyoruz
gençlikte özellikle çok daha belirgin oluyor
“ben yaptım”, “başardım”
yaptınsa yaptın ne var bunda
yapman gerekiyor yani
vurgu yapmanın anlamı ne
bir şeyler paylaşacak isek bana egonu değil
duyarlılığını getir
yok bir şeyler paylaşmayacaksak
sadece sen kendini anlatacaksan,
mideni boşaltacaksan bunu adı paylaşım olmuyor
kardeşlik olmuyor
kaç kişiyi gerçekten sevebiliyor yeni nesil
sevdim zannediyor
aşk tan bahsediyorlar
ama elde etmeyi istiyorlar
yanılsamalar çok fazla

Niyeti küçümsememek gerekiyor
özellikle genel anlamda düşündüğümüzde
niyet olursa, amele dönüşebilir
ama niyet olmazsa hiç bir şey olmaz
önemli olan hayata kendi penceremizden bakabilmek
yoksa birileri kendini kuyuya atar bizde atmaya çalışırız
bir insan kendi tercihlerini kendi seçebilmeli
yoksa sürüdeki koyundan bir farkı kalmaz
öncelikle kendimizi tanıyıp, tanımlayıp,
tanımlarımızın gereklerini yerine getirmeliyiz
herkes kendini bilir ve her bireyin mutlaka yapabileceği şeyler vardır

Engel demek insan demek.
Engelsiz olmakla insan olmamak arasında bir fark yok
zaten önemli olan engellere karşı takındığımız tavrın niteliğinde
insan engelle yaşamasını öğrenmemişse kendini anlayamamış demektir
hayattan bıkmak insan olarak kendimize değer vermediğimizin bir
göstergesi gibime geliyor. Birilerinin hayatı önemli
değil.önemli olan kendi hayatımız.

Bir insan kendi olmalı, kendini göstermeye çalışmamalı
bir şeyi yapmaya çalışınca
bilinç zihinde oluşur
ve buna göre davranırsın
kasıtlı davranırsın
ama kendin olmak
kasıtlı davranmamaktır
olduğun gibi olmaktır

İnsanın kendini kontrol etmesi ayrı
kendine işkence etmesi ayrı
bunu iyi ayırmak lazım

h1

7.

Temmuz 7, 2008

insan kendini verimli kullanmalı
devlet ve kurumlar içinde böyle
bir çok işleyiş çok hantal, verimsiz
ama Türkiye de kuralcı anlayış
verimin önünü tıkıyor

Genel olarak çok absürt komik
ölçülere sahibiz
insani ölçülerimiz yok
genelde şekilcilik hakim
önyargı hakim
çok basit algılarımız var
bu da düşünsel ufkumuzu daraltıyor

insan ilişkilerinde üslup çok önemli
peygamberimiz şöyle der
” insanlara algılayabileceği bir tarzda konuşun yoksa onlara zulüm
edersiniz”
şimdi burada üslubumuzu incelemek gerekiyor
ama muhatabız anlamaya yanaşmıyor ise de
bizim için bir sorumluluk yoktur
önemli olan üslubumuz, bireysel sorumluluğumuz
bir de şu var;
insan karakteri gereği keskin değişimler yapamaz
bu tabiatımıza ters
yavaş ve mutedil bir değişim olması gerekiyor:
Aksi durumunda zaten doğal süreç işlemez,
verimli sonuçlar alınamaz:

Ne yapalım taş olduk
-ne yapmayı önerirsin
taşı kırmayı
kıralım taşı
ama nasıl?
öncelikle bu taş olmayı fark etmek gerekiyor
tahminim bu ilk adım:
bundan sonra bizi taş eden faktörleri inceleyip önlem almamız gerekiyor
taş devrinden insan devrine geçmemiz gerekiyor

Yaratılışın belli bir formatı var
ırkın bir önemi yok
Allah bir tabiat üzerine yaratmış insanı
“her çocuk fıtrat;tabiat üzerine doğar” diyor peygamberimiz
insanlığın evrensel değerleri var
peygamberler,felsefeciler,şairler
bütün entelektüeller
insanlığın evrensel değerlerini dillendirmiştir.

-sancı var olgu yok
mümkün değil
olgu var ki sancı var.

Yorulmadan anlamak yok
ama şöyle bir kaide de yok
yoruluyoruz diye anlayacağız diye bir kural da yok
ama yorulmadan hiç anlayamayız
bir şeyi bilmek ile o şeyi benimsemek çok farklı
bir şeyi bilirsiniz ama benimsemediğiniz için o şey
sizin üzerinizde bir etki yaratmaz

Ahlak çok zayıf
yaşam ahlakı yok
veya çok zayıf
ahlak deyince hemen akla
zina yapmamak içki içmemek geliyor
oysa ahlak karakter demek
insani karakter
mesela insan bilinci yok, dünya bilinci yok,
ümmet bilinci yok…

h1

6.

Temmuz 7, 2008

Güven konusunda canım yandı
Ama bu yanmam beni insana ve
insan ilişkilerine daha doğru bakmamı sağladı diyebilirim
Güvensizlik bunalımını yaşadım ama bu beni güvenmeye itti

Etki- tepki basit bir kısır döngü
İnsanı olgunluk bu fasit dairenin dışına çıkmamızı öğütlüyor
bir örnek üzerinden genellemeler yapıyorlar
bu da ciddi anlamda yanlış düşünmeyi doğuruyor

Seyretmek lazım
ekrana parazitler koymadan

Ummayın
bunu yaşayın
olgunun içinde olun, dışında değil
bu hayatınız için bir kazanım olur
En önemlisi İNSANDIR
bizim için eşyayı değerli kılan insandır,
insan ilişkileridir

İmkanları kullandıktan sonra yapabilecek bir şey yok gerçekten
imkanlarımızı sorgulamalı, üretmeye çalışmalıyız

Doğru dürüst düşünmesini bile bilmiyoruz
aracı amaç yapacak kadar basit düşünebiliyoruz

Herkes kendi bencilliğini kaşıyor insan ilişkilerinde
kendi bencilliğini besliyor çoğu zaman
paylaşım yok, insan olmanın anlamı yok
Hep ben var
“ben yaptım” ” ben ettim” mantığı var
önemli olan insan olmak
insan olmaya çalışmak
bunun çabasını vermeliyiz
Hem de insanları bir ölçü kabul etmeden
insanlara bakmadan
benlik ölmez terbiye edilir
benlik ölürse insan ölür
önemli olan bencilliğimizi terbiye etmemiz, arındırmamız
insan için ‘tam olmak’ diye bir durum yok
ulaşmak diye bir durum yok
insan için gayret etmek var,çabalamak var
insan olabilmenin anlamı bu gerçekte yatıyor
insan eksiktir;
sürekli tamamlamaya çalışır kendini
ama tam olan, mutlak olan Allah’tır
İşte Var oluştaki konumumuz gayret etmek, bu çabayı sürdürmek

Türk Aklında şöyle bir mantık var; ”ya hep ya hiç”
Mesela adam bir iyilik yapacak
ama tam yapamam diye hiç yapmıyor
bu çok yanlış bir mantık
tam olmak; insan olmamak demek
insan kelime itibariyle de noksan,unutkandır
Mecelle de bir kural vardır çok hoşuma gider
”Bir şeyin tamamı elde edilmezse tamamı terk edilmez”
biz deki mantık tamamını elde edemiyorum, tamamını terk ediyorum
bu çok yanlış bir kurgu
tutarsız bir ölçüden; tutarlı bir düşünce çıkmaz
örneğin ;tamlık yok ki insan için
düşünce baştan tutarsız bir veriye dayanıyor
bir söz vardır;
”ölçüleri yanlış olanın tüm ölçümleri de yanlıştır” der
kafamızdaki veriler sağlıksız ise
doğal olarak ta bozuk mantıklar üretiyor
aklımızdaki verileri ,beklentileri iyi deşifre etmeliyiz

Niyetimiz olması gerekiyor
niyetimiz olmadığı için
bir mesafe kat edemiyoruz
amaç ne ise ona yönelik araçlar buluyor insan tabiatı
öncelikle sorgulamamız gerekiyor amaç ne?

Okumak fark etmektir,görebilmektir
okumak insanın kendini bilmesidir
değerini fark etmesidir.
“okumak” eylemini salt kitap olarak algılamak doğru değil
tabi ki verilerin önemi de büyük
kafada veri olmadan değerlendirme yapmak;
değer bozumuna itiyor bizi
boş tenekeye değnek vurup ses çıkarması gibi oluyor
okumadan bir yere varamayız
akıl ancak olanı düşünür,olmayanı düşünemez,
bundan dolayı yeni veriler, malzemeler edinmeliyiz
öncelikle referanslarımızı iyi anlamalı ve kendimizi değerlerimiz
doğrultusunda anlamlandırmalıyız

Kapitalist felsefede güç ;ideoloji doğurur
Gösteriş kültürü güce dayanır

Nitelik çok önemli
toplumlar sürüler haline de gelebilir

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.